16 Şubat 2016 Salı

Kuytuda, köşede ve hep unutulduğu yerde

30.12.2015 20:23                                                                                                            ANKARA
Sabah gözünü açtı ve ilk gördüğü şey kaybettiği kendiydi. Mutlu oldu, sevindi; tıpkı sonradan sızlayan diş gibi göstermişti kendisini, ne yapsa ne etse çıkaramıyordu. Bu sefer çıkmıştı, çıktığını sanmıştı ve gitti. Kendini bulmaya gitti, hiçbir şey beklemedi, aslında o kadar çok şey beklemişti ki.. Kaybedeceği bir şey yok zannetti, kaybetmeyi unutmuş bir bedendi o; zafer sarhoşuydu, çünkü mutluydu. Şarkısı da çalıyordu bu arada; kafasında o kadar şey kurmuştu ki aslında onu, karşısındakini biliyordu; tek istediği hedefe gitmekti, aceleciydi, olmadı.. Ağlamak istedi ağlayamadı, gülmek istedi yine ağlayamadı; tek yaptığı bakmaktı, yazmaktı. Aslında o bir şey fark ettirmişti, kendini fark ettirmişti; ne mi yaptı? Hiçbir şey. Her şeyi yine kendisi yaptı; bil bakalım ne oldu? Kaybetti. Neyi kaybetti derseniz, bilmez o da neyi kaybettiğini; kazanacak bir şeyi yoktu çünkü,kazanmadı, öyle zannetti belki de. Hala yazıyor, hala düşünüyor, onu atmak istiyor çünkü ölümsüzleştirmek istedi onu. Şarkı çalmaya devam ediyor ve hala umutlu. Umut onun tanrısıydı, onlar olmazsa o bir hiçti, onun umudu, umduğu gibi olmadı, hala kaybediyor. Korkuyor. 




Sorarlarsa evde yok 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder