28 Nisan 2016 Perşembe

TEK BAŞINA

Kafasında planları vardı ; kafası hep güzeldi.. Okuması gereken kitaplar, ezberlemesi gereken saçma sapan şeyler ve unutması gereken insanlar ve nicesi kafasını kaşındırırdı. Saçını kesti.
Ölmesi gerekti, çünkü yaşamak için bir sebep yoktu.
Gitmesi gerekti, gitmek yok olmak demekti.
Kendisi kalıpsızın tekiydi, beni de sevmezdi pek; bazen güler bazen ağlardı, bakmayın güler dediğime gözyaşını teri zannederdi. Değer vermezdi kendisine, bazen de çok verirdi. Kendi dışındaki her şey onun için “diğerleriydi” ve herkesten de bunu beklerdi, “değerleri” değil de “diğerleri” olmak isterdi. Oldu mu olmadı mı onu bilen yok. Aslında bir şey bilen yok.
Galip gelmeyi de pek severdi, dipten çıkamadı bu yüzden.


Bir şarkı sözüydü. Bu yüzden “benden adam olmaz” derdi.
Yalan da söylerdi. “gelme ey ecel” derdi.
“sevmeyi öğrenebilseydi, nefreti seçerdi”
“bi türlü öğrenemedi sevmeyi”
“bi türlü sevemedi”
“bi öğrenemedi”
“bi”
“bi”
“bi”
   .
   .
   .


                     bi "o" kaldı..



23 Nisan 2016 Cumartesi

Alkolik bir adam ne kadar üşüyebilir ki?

Hayata dair yalanlar,

Şimdi yalnızlık paylaşılmaz diyeceğim ama paylaşılır niye mi? Tabii ki de bir şarap ve sigarayla.. Sigara ve şarap reklamını yaptığıma göre arkamdan gelen “ her şey çok güzel dünya çok güzel “ sözünü paylaşabilirim. İnanın ki hiçbir şey güzel değil, güzel olan tek şey fucking gözlerimiz. İçtiğim ucuz şarap sanırım beni alkol komasına sokmak için yeterli. Anlatmadan geçmek istemem, bugünkü 2. Şarabım, fakat ilk şarabım yolda kırıldı; tıpkı hayallerim gibi… Şaka yapıyorum yıkılan, kırılan hayallerim yok; sadece ucuz şarabım var. Seğmenlerde hayat var. Ucuz şarapta ölüm var ama sen yoksun… Travmatik bir yazı yerine tamamen kendimle eğleniyorum, peki bunları sizle niye paylaşıyorum? Çok absürt değil mi a dostlar? Fazlasıyla gereksiz, ama gereksiz olmak gerek bazen; gereklilikler alışveriş içindir. Siktir edin alışverişi ucuz şarap için. Ne kadar da çok yabancı var seğmenlerde. Hava gittikçe soğuyor; ucuz şarabım , camel sigaram ve görmeyen gözlerim beni yalnız bırakmıyor.

Yeni sloganımızı buldum: “ Hepimize bir battaniye lazım “ Nedense aklıma Mevlana geldi. Neyse boşverin Mevlana’yı, ucuz şarap için. Arkamdan geçen kadın, erkeğe: “ Sen benim en yakın arkadaşımsın “ dedi, erkek ise “yapma” demekle yetindi, bence komik. Duygu karmaşası kötü bir şeydir, hem de çok, şimdi erkek ne yapacak? Kadın en yakın arkadaşını nasıl aldatacak? Tüm cevaplar diğer yazımda!!

Bir yudum şarap daha alırsam, sanırım çok uzun bir yazı yazabilirim, neden okuyorsunuz? Bence okumayın,şaka yapıyorum sizden nefret ediyorum…. Sanırım birazdan kusacağım, nereye kusmamı istersiniz? Yine arkamda çok gülen bir kadın var, neye gülüyor merak etmiyor değilim. Birazdan yaşadığım olayları, içtiğim şarabı ve seğmenleri kirleten insanları sorgulayacağım.. Şarabımı yudumluyorum azcık bekleyin…